İçeriğe geç
Ankara · Yetişkin, çocuk ve ergen psikiyatrisiRandevu talebi →
Randevu talebi
Ana SayfaYetişkinAnkara Yetişkin PsikiyatristDepresyonKaygı (Anksiyete) BozukluğuPanik BozuklukBipolar Bozukluk TedavisiYetişkinlerde DEHBÇocuk ve ErgenAnkara Çocuk PsikiyatristiOtizm (OSB)Çocukluk Çağı DEHBÇocuk ve Ergenlerde Kaygı BozukluklarıErgenlik DepresyonuKurumsalKurumsalİletişim ve randevu

Ana Sayfa › Yetişkin

Ankara Yetişkin Psikiyatrist

Yetişkinlerde ruhsal belirtiler çoğu zaman iş, aile ve sorumlulukların arasında ertelenir. Muayenede belirtileri hayatınızın bütünü içinde ele alıyor, tedaviyi birlikte planlıyoruz.

Yetişkin psikiyatrisi, on sekiz yaş ve üzerindeki kişilerde görülen ruhsal rahatsızlıkların değerlendirilmesi, tanısı, tedavisi ve uzun dönem izlemiyle ilgilenir. Yetişkinlikte belirtiler çoğu zaman günlük hayatın temposu içinde normalleştirilir: Haftalardır süren uykusuzluk "iş yoğunluğuna", sürekli endişe "huya", isteksizlik ise "yorgunluğa" bağlanır. Oysa bu tabloların önemli bir kısmı belirli bir tanıya karşılık gelir ve tedaviye iyi yanıt verir.

Ankara Yetişkin Psikiyatrist sayfasında, erişkinlerde en sık başvurulan beş alana ait bilgileri bir arada bulabilirsiniz. Her başlığın kendi sayfasında belirtiler, tanı süreci, tedavi seçenekleri ve izlem ayrıntılı olarak anlatılıyor.

Hangi durumlarda başvurulur?

Aşağıdaki durumlardan biri birkaç haftadır sürüyor ve işinizi, ilişkilerinizi ya da uykunuzu etkiliyorsa bir psikiyatri değerlendirmesi yapılması önerilir:

  • Geçmeyen çökkünlük, isteksizlik ya da hiçbir şeyden keyif alamama
  • Kontrol edilemeyen endişe, sürekli gerginlik ve bedensel belirtiler
  • Aniden gelen yoğun korku atakları ve bunların tekrarlayacağı korkusu
  • Ruh hâli ve enerji düzeyinde belirgin iniş çıkışlar
  • Yıllardır süren dikkat, planlama ve erteleme sorunları
  • Uyku düzeninin bozulması, yemek yeme alışkanlıklarında değişiklik
  • Alkol ya da ilaç kullanımının giderek artması

Beş başlığa kısa bir bakış

Depresyon: İki haftadan uzun süren çökkünlük, ilgi kaybı, uyku ve iştah değişiklikleriyle seyreder. Tanı ayrıntılı görüşmeyle konur; ilaç, psikoterapi ya da ikisi birlikte kullanılır.

Kaygı bozukluğu: Günlük konularda kontrol edilemeyen endişe, kas gerginliği ve uyku sorunlarıyla kendini gösterir. Yaygın kaygı, sosyal kaygı ve sağlık kaygısı en sık türlerdir.

Panik bozukluk: Birkaç dakikada zirveye çıkan yoğun korku atakları ve bunların yeniden geleceği endişesiyle tanımlanır. Terapi ve ilaçla ataklar büyük ölçüde durur.

Bipolar bozukluk: Coşkulu ve çökkün dönemlerin dönüşümlü görüldüğü uzun süreli bir hastalıktır. Duygudurum düzenleyiciler ve önleme planı tedavinin temelidir.

Yetişkinlerde DEHB: Çocukluktan beri süren dikkat, planlama ve dürtü kontrolü güçlükleridir. Tanı için çocukluk öyküsü önemlidir; ilaç ve beceri çalışmaları birlikte yürütülür.

Bu tabloların birden fazlası aynı kişide birlikte görülebilir. Örneğin uzun süreli kaygı zamanla depresyona yol açabilir, DEHB'ye uyku sorunları eşlik edebilir. Değerlendirmede bu nedenle tek bir başlığa değil, tablonun bütününe bakılır ve tedavi önceliği buna göre belirlenir.

Gökdelenlere bakan geniş bir pencerenin önünde duran ekose gömlekli adam

İlk muayene nasıl geçer?

İlk görüşme genellikle sonraki kontrollerden daha uzun sürer. Bu görüşmede başvuru nedeniniz, belirtilerin ne zaman başladığı ve nasıl seyrettiği, daha önceki ruhsal dönemler ve tedaviler, bedensel hastalıklar, kullandığınız ilaçlar, aile öyküsü ve yaşam koşullarınız ele alınır. Amaç yalnızca bir tanı adı koymak değil, sizi zorlayan durumu bütün yönleriyle anlamaktır.

Gerekli görülürse bazı kan tetkikleri istenir. Belirtilerin şiddetini ve tedaviye yanıtı izlemek için kısa ölçekler kullanılabilir. Görüşmenin sonunda değerlendirme açıkça paylaşılır ve tedavi seçenekleri artıları ve eksileriyle birlikte konuşulur.

Tedaviyi nasıl planlıyoruz?

Yetişkinlerde tedavi planı, tanının yanı sıra kişinin önceliklerine, iş ve aile koşullarına, daha önceki tedavi deneyimlerine ve tercihlerine göre şekillenir. İlaç tedavisi gerekiyorsa ilacın nasıl etki ettiği, ne zaman fayda beklenebileceği, olası yan etkiler ve tedavinin süresi baştan anlatılır. Psikoterapinin gerekli olduğu durumlarda uygun yönteme yönlendirme yapılır.

Tedavi kararları birlikte verilir. Sorularınızın yanıtlanması ve planın size uygun olması, tedavinin başarısı için en az ilacın kendisi kadar önemlidir.

Düzenli izlemin önemi

Psikiyatrik tedavide ilk reçete çoğu zaman sürecin başlangıcıdır. İlk haftalarda ilacın etkisi ve yan etkileri değerlendirilir, gerekiyorsa doz ya da ilaç değiştirilir. İyileşme sağlandıktan sonra da belirli bir süre kontrollere devam edilir; bu dönem hastalığın geri dönme riskini azaltmak açısından kritiktir. Tedavinin sonlandırılması ise her zaman planlı ve kademeli yapılır.

Çalışan yetişkinler için düzenleme

Yoğun iş temposu nedeniyle muayeneyi erteleyen pek çok kişi, sorun büyüdüğünde başvurur. Randevu saatlerinin iş düzenine uygun planlanması, kontrollerin aralıklarının önceden belirlenmesi ve tedavinin iş performansını nasıl etkileyebileceğinin açıkça konuşulması, sürecin aksamadan yürümesini kolaylaştırır. Gerektiğinde iş yerine sunulacak raporlar ve izin konuları da muayenede değerlendirilir.

Yakınlarınız sürece nasıl katılabilir?

Bazı durumlarda, özellikle bipolar bozukluk ve şiddetli depresyonda, bir yakının görüşmeye katılması değerlendirmeyi zenginleştirir; çünkü belirtilerin bir kısmını kişinin kendisinden çok çevresi fark eder. Bu katılım tamamen sizin onayınıza bağlıdır ve görüşmenin hangi bölümünde yer alacağına birlikte karar verilir.

Gizlilik

Muayenede paylaşılan bilgiler gizlidir. Sizin onayınız olmadan aile üyeleri, iş yeri ya da başka kurumlarla paylaşılmaz. Yalnızca sizin ya da başkalarının güvenliğinin ciddi tehlikede olduğu istisnai durumlar bunun dışındadır.

Sık sorulanlar

Psikiyatriste gitmek için şikâyetimin çok ağır olması mı gerekir?

Hayır. Belirtiler hafifken başvurmak tedaviyi kolaylaştırır ve iyileşme süresini kısaltır.

İlk görüşmede ilaç başlanır mı?

Gerekli görülürse başlanabilir; ancak karar her zaman sizinle birlikte verilir. Bazı durumlarda önce tetkik ya da terapi önerilir.

Psikiyatrik ilaçlar bağımlılık yapar mı?

Antidepresanlar ve duygudurum düzenleyiciler bağımlılık yapmaz. Bağımlılık riski taşıyan ilaçlar ise yalnızca kısa süreli ve kontrollü kullanılır.

Önceki tedavilerimin bilgilerini getirmeli miyim?

Evet. Daha önce kullandığınız ilaçların adları, dozları ve bunlara nasıl yanıt verdiğiniz tedavi planı için çok değerlidir.