
Ergenlik, bedenin, duyguların ve kimliğin hızla değiştiği bir dönemdir. Bu yaşlarda zaman zaman yaşanan gerginlik, kapıyı çarpıp odaya kapanma ya da ailesiyle daha az zaman geçirme isteği büyüme sürecinin bir parçasıdır. Depresyon ise bunlardan farklıdır: Gencin ruh hâli haftalarca düşük seyreder, eskiden sevdiği şeylere ilgisi kaybolur ve okul, arkadaşlık, aile ilişkileri bundan etkilenir. Ergenlik depresyonu sık görülür, çoğu zaman gözden kaçar ve tedavi edildiğinde iyi sonuç verir.
Olağan dalgalanma mı, depresyon mu?
Ayrımı yapmak için belirtilerin süresine, yoğunluğuna ve gencin hayatını ne kadar etkilediğine bakılır. Aşağıdaki değişiklikler iki haftadan uzun sürüyorsa değerlendirme önerilir:
- Sürekli üzgün, boş ya da çabuk sinirlenen bir ruh hâli
- Arkadaşlarından, sporundan, hobilerinden uzaklaşma
- Derslerde belirgin düşüş, okula gitmek istememe
- Gece uyuyamama ve gündüz uyuma, uyku düzeninin tersine dönmesi
- İştahta belirgin azalma ya da artma
- Sürekli yorgunluk, hiçbir şey yapmak istememe
- "Hiçbir şeyi beceremiyorum", "kimse beni sevmiyor" gibi değersizlik ifadeleri
- Gelecekle ilgili umutsuzluk, ölümden söz etme
Ergenlerde depresyon, yetişkinlerden farklı olarak sıklıkla öfke, tahammülsüzlük ve tartışmacılıkla görülür. Ekran başında aşırı vakit geçirme ve odadan çıkmama da bu tablonun parçası olabilir.
Hangi gençler daha fazla risk altında?
Ailede depresyon öyküsü, kronik bedensel hastalıklar, zorbalığa maruz kalma, sosyal medyada dışlanma, akademik baskı, anne baba ayrılığı ya da kayıplar riski artırır. Dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü ve kaygı bozukluğu olan gençlerde de depresyon daha sık görülür. Bu etkenlerin varlığı depresyonun mutlaka gelişeceği anlamına gelmez, ama ailenin daha dikkatli olmasını gerektirir.

Değerlendirme süreci
İlk görüşmede hem aile hem de genç dinlenir. Görüşmenin bir bölümünün gençle yalnız yapılması çok önemlidir; birçok genç, anne babasının yanında anlatamadıklarını bu bölümde paylaşır. Gizliliğin sınırları baştan açıkça konuşulur: Görüşmede anlatılanlar aileyle paylaşılmaz, yalnızca gencin güvenliği tehlikedeyse aile bilgilendirilir.
Değerlendirmede ruh hâli, uyku, iştah, okul durumu, arkadaş ilişkileri, sosyal medya kullanımı, alkol ve madde kullanımı ile kendine zarar verme düşünceleri ele alınır. Gerekirse kısa ölçekler kullanılır. Tiroit işlevleri ve kansızlık gibi bedensel nedenler için tetkik istenebilir. Geçmişte coşkulu, uykusuz ve aşırı enerjik dönemler yaşanıp yaşanmadığı da sorgulanır.
Tedavi seçenekleri
Psikoterapi: Hafif ve orta şiddetli depresyonda ilk seçenek terapidir. Bilişsel davranışçı terapi gencin olumsuz düşünce kalıplarını fark etmesine ve gündelik etkinliklerine yeniden başlamasına yardım eder. Kişilerarası terapi ise aile ve arkadaş ilişkilerindeki zorluklara odaklanır. Gerektiğinde terapi için bir psikoloğa yönlendirme yapılır.
İlaç tedavisi: Orta ve şiddetli depresyonda ya da terapiye yeterli yanıt alınamadığında antidepresan ilaçlar kullanılır. Bu yaş grubunda ilaç düşük dozla başlanır ve ilk haftalarda daha sık görüşme yapılır. Aile, ruh hâlindeki ani değişiklikler ve yeni ortaya çıkan huzursuzluk konusunda bilgilendirilir; bu yakın izlem tedavinin güvenle yürütülmesini sağlar.
Aile görüşmeleri: Evdeki iletişim biçimi, gencin iyileşmesinde önemli bir rol oynar. Eleştiri ve karşılaştırma yerine anlayış ve somut destek, depresyonun seyrini olumlu etkiler.
Kendine zarar verme davranışı
Bazı gençler yoğun duygularla baş etmek için kollarını kesme, yakma ya da kendine vurma gibi davranışlara başvurabilir. Bu davranışlar çoğu zaman gizlenir; yazın uzun kollu giysiler giyme, açıklanamayan yaralar ve banyoda uzun süre kalma dikkat çekici işaretlerdir. Kendine zarar verme her zaman yaşamına son verme isteği anlamına gelmez, ama ciddiye alınması gereken bir yardım çağrısıdır. Fark edildiğinde gence kızmak ya da cezalandırmak yerine sakin kalmak, yaraların bakımını sağlamak ve en kısa sürede değerlendirme planlamak gerekir. Tedavide, bu davranışın yerine geçebilecek daha güvenli baş etme yolları gençle birlikte adım adım çalışılır.
Okulla iş birliği
Depresyondaki bir gencin dikkat ve enerjisi azalır; dersleri ve sınavları yetiştirmekte zorlanabilir. Aile izin verdiği ölçüde okul rehberlik servisiyle iletişim kurmak, geçici ödev ve sınav düzenlemeleri yapılmasını kolaylaştırır. Amaç, gencin okuldan kopmadan iyileşmesidir. Devamsızlık uzadıkça okula dönüş zorlaştığı için, kısa süreli de olsa okula gitmeye devam etmek çoğu zaman tamamen ara vermekten daha iyidir. Bu karar gencin durumuna göre birlikte verilir.
Aileler ne yapabilir?
- Gencin söylediklerini yargılamadan ve hemen çözüm önermeden dinlemek
- Uyku saatlerini ve ekran kullanımını birlikte, kurallarla düzenlemek
- Küçük de olsa birlikte zaman geçirilen etkinlikler planlamak
- İlaçların düzenli kullanımını takip etmek
- Evde kesici aletleri ve ilaçları güvenli bir yerde tutmak
Sık sorulanlar
Gencim tedaviye gelmek istemiyor, ne yapmalıyım?
Önce ebeveyn olarak tek başınıza başvurabilirsiniz. Gencin sürece katılması için nasıl yaklaşabileceğiniz birlikte planlanır.
Antidepresanlar ergenler için güvenli mi?
Uygun ilaçlar yakın izlemle kullanıldığında güvenli ve etkilidir. İlk haftalarda daha sık kontrol yapılır.
Sosyal medya depresyona yol açar mı?
Tek başına neden değildir, ama dışlanma, karşılaştırma ve uykusuzluk yoluyla belirtileri artırabilir.
Tedavi ne kadar sürer?
Belirtiler düzeldikten sonra tedaviye genellikle altı ay ila bir yıl devam edilir.


