İçeriğe geç
Ankara · Yetişkin, çocuk ve ergen psikiyatrisiRandevu talebi →
Randevu talebi
Ana SayfaYetişkinAnkara Yetişkin PsikiyatristDepresyonKaygı (Anksiyete) BozukluğuPanik BozuklukBipolar Bozukluk TedavisiYetişkinlerde DEHBÇocuk ve ErgenAnkara Çocuk PsikiyatristiOtizm (OSB)Çocukluk Çağı DEHBÇocuk ve Ergenlerde Kaygı BozukluklarıErgenlik DepresyonuKurumsalKurumsalİletişim ve randevu

Ana Sayfa › Çocuk ve Ergen › Çocuk ve Ergenlerde Kaygı Bozuklukları

Çocuk ve Ergenlerde Kaygı Bozuklukları

Çocukluktaki korkuların çoğu gelişimin olağan bir parçasıdır. Korku yaşa uygun olmayan bir yoğunluğa ulaşıp okula, uykuya ve arkadaşlıklara engel olduğunda kaygı bozukluğu düşünülür ve tedaviyle belirgin biçimde hafifler.

Bir baba ve küçük oğlu yere serili minderlerde bağdaş kurmuş, elleri karınlarında birlikte nefes egzersizi yapıyor

Kaygı, çocukların tehlikeyi fark etmesini ve dikkatli olmasını sağlayan doğal bir duygudur. Bebeklikte yabancı korkusu, okul öncesinde karanlık ve canavar korkusu, okul çağında sınav ve başarı kaygısı gelişimin olağan basamaklarıdır. Ancak bazı çocuklarda korku, yaşıtlarına göre çok daha yoğun ve uzun sürer; çocuk korktuğu durumlardan kaçınmaya başlar ve günlük hayatı daralır. Çocuk ve ergenlerde kaygı bozuklukları en sık görülen ruhsal sorunlar arasındadır ve tedaviye iyi yanıt verir.

Hangi türleri vardır?

  • Ayrılık kaygısı bozukluğu: Anne babadan ayrılmaya karşı yaşa uygun olmayan yoğun korku. Çocuk okula gitmek, kendi odasında uyumak ya da bir arkadaşında kalmak istemez; ebeveynine bir şey olacağından endişe eder.
  • Sosyal kaygı bozukluğu: Sınıfta söz almak, tahtaya kalkmak, yeni arkadaşlarla tanışmak gibi durumlarda utanma ve rezil olma korkusu.
  • Yaygın kaygı bozukluğu: Okul notları, aile sağlığı, gelecek ve dünyadaki olaylar gibi pek çok konuda sürekli endişe. Bu çocuklar çoğu zaman mükemmeliyetçidir ve sık sık güvence ister.
  • Özgül fobiler: Köpek, iğne, karanlık, böcek ya da gök gürültüsü gibi belirli bir şeye karşı yoğun korku.
  • Seçici konuşmazlık: Evde rahatça konuşan çocuğun okulda ya da yabancıların yanında hiç konuşmaması.
  • Okul reddi: Kaygının sonucu olarak okula gitmeyi reddetme ya da sabahları sık sık karın ağrısı ve bulantı şikâyetiyle evde kalma.

Belirtiler nasıl fark edilir?

Çocuklar kaygılarını yetişkinler gibi kelimelerle anlatamayabilir. Bu yüzden kaygı çoğu zaman bedensel şikâyetler ve davranış değişiklikleriyle kendini gösterir:

  • Özellikle okul günlerinin sabahında başlayan karın ağrısı, baş ağrısı ya da bulantı
  • Uykuya dalmakta zorlanma, kâbuslar, ebeveyn yatağına gelme
  • Sık ağlama, öfke nöbetleri, ebeveynine yapışma
  • Sürekli "ya olursa" diye başlayan sorular ve güvence isteme
  • Yeni durumlardan, doğum günü davetlerinden, okul gezilerinden kaçınma
  • Ergenlerde içe kapanma, sosyal ortamlardan uzaklaşma, sınav öncesi yoğun panik
Gece lambası yanan bir çocuk odasında yatağın üzerinde duran oyuncak ayı

Değerlendirme süreci

Çocuk ve ergen psikiyatrisinde değerlendirme, hem çocuğun hem de ailenin dinlendiği bir süreçtir. Önce aileyle kaygının ne zaman başladığı, hangi durumlarda arttığı, evde ve okulda nasıl tepki verildiği konuşulur. Ardından çocukla, yaşına uygun biçimde, gerektiğinde oyun ve çizim yoluyla görüşülür. Ergenlerle görüşmenin bir kısmının yalnız yapılması, gencin rahatça konuşabilmesi için önemlidir.

Öğretmen görüşü, çocuğun okuldaki davranışlarını anlamak için değerlidir. Bedensel şikâyetler ön plandaysa çocuk doktoru değerlendirmesi istenebilir. Kaygıya eşlik edebilen depresyon, dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü ve zorbalığa maruz kalma da aynı süreçte araştırılır.

Tedavi seçenekleri

Bilişsel davranışçı terapi: Çocuk ve ergenlerde kaygının tedavisinde ilk seçenektir. Çocuk, kaygının bedendeki işaretlerini tanımayı, korkutucu düşünceleri sorgulamayı ve korktuğu durumlarla küçük adımlarla yüzleşmeyi öğrenir. Küçük yaştaki çocuklarda terapi oyun ve hikâyelerle desteklenir.

Aile katılımı: Ebeveynlerin çocuğun kaygısına nasıl karşılık verdiği tedavinin başarısını doğrudan etkiler. Sürekli güvence vermek ya da çocuğu korktuğu her durumdan uzak tutmak kısa vadede rahatlatır ama kaygıyı besler. Ailelere, çocuğu cesaretlendirirken onun duygusunu kabul etmenin yolları gösterilir.

İlaç tedavisi: Kaygı şiddetliyse, terapiye yeterli yanıt alınamıyorsa ya da çocuk okula gidemeyecek duruma gelmişse ilaç tedavisi değerlendirilir. Bu yaş grubunda kullanılan ilaçlar bağımlılık yapmaz; düşük dozla başlanır ve yakından izlenir.

Sınav kaygısı ne zaman sorun olur?

Sınav öncesinde biraz gerginlik hissetmek performansı artırır. Ancak bazı gençlerde kaygı o kadar yoğunlaşır ki bildikleri soruları bile hatırlayamaz, sınav sabahı kusar ya da sınava girmekten vazgeçerler. Özellikle liseye ve üniversiteye geçiş sınavlarının yaklaştığı dönemlerde uykusuzluk, iştahsızlık, sürekli ağlama ve "başaramazsam her şey biter" düşüncesi sıklaşır. Bu noktada amaç sınavı küçümsemek değil, gencin kaygıyı yönetebileceği becerileri kazanmasıdır. Gerçekçi bir çalışma planı, düzenli uyku, deneme sınavlarını alıştırma olarak görmek ve felaket düşüncelerini sorgulamak terapide çalışılan başlıca konulardır. Ailenin beklentileri ve karşılaştırmalar da bu süreçte birlikte ele alınır.

Okul reddi olan çocuklarda öncelik

Okula gitmeyen çocukta evde kalma süresi uzadıkça dönüş zorlaşır. Bu nedenle tedavinin ilk hedeflerinden biri, okul ve aileyle birlikte hazırlanan bir planla çocuğun kademeli olarak okula dönmesidir. Öğretmen ve rehber öğretmenle iş birliği bu sürecin anahtarıdır. Plan genellikle okulda kısa süre kalmakla başlar; çocuk başardıkça süre uzatılır ve her ilerleme ailece fark edilip takdir edilir.

Ebeveynler evde ne yapabilir?

  • Çocuğun korkusunu küçümsemeden dinlemek, ama kaçınmayı desteklememek
  • Korkulan durumlar için küçük ve ulaşılabilir adımlar belirlemek, her adımı takdir etmek
  • Sabah ve akşam rutinlerini öngörülebilir tutmak
  • Haberlere ve korkutucu içeriklere maruz kalmayı sınırlamak
  • Kendi kaygılarını çocuğun önünde yönetmeye özen göstermek

Sık sorulanlar

Çocuğumun kaygısı büyüyünce geçer mi?

Hafif korkular çoğu zaman geçer. Ancak günlük yaşamı etkileyen kaygı bozuklukları tedavi edilmezse ergenlikte ve yetişkinlikte sürebilir.

Kaygı ilaçları çocuklar için güvenli mi?

Uygun ilaçlar doktor kontrolünde ve doğru dozda kullanıldığında güvenlidir. Kararı her zaman aileyle birlikte veriyoruz.

Terapiye kaç seans gerekir?

Çoğu çocukta haftalık seanslarla on ila on altı görüşmede belirgin iyileşme görülür.

Okula gitmeyen çocuğu zorlamalı mıyım?

Zorlamak yerine okul ve uzmanla birlikte hazırlanan kademeli bir dönüş planı daha etkilidir.

Diğer hizmet alanımız: Yetişkin

Tümü →